OSMANCIK GÜNDEM 
Hızlı, doğru ve tarafsız sadece haber...


Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
7° 2°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.34665.3680
Euro6.07976.1040
Nihat KARALAR
801 NOTLARI
BİZDEN DUYMUŞ OLMAYIN.. 2015 YILI ÇOK ZOR GEÇECEKMİŞ!
22/12/2014
Genellikle yeni yıla girerken, içimiz yepyeni bir umutla dolar ve geleceğe yönelik çok güzel düşler kurmaya çalışırız.
 
2014 yılı girerken de aynı duygu ve düşünce içersindeydik.
 
Ama öyle olmadı.
 
O da bir önceki gibi, hep içimizi kararttı. Nice ocakları söndürdü, nicesini de onulmaz sıkıntılar 
 
içersinde bıraktı..
 
Ve şunun şurasında 9-10 gün sonra gireceğimiz, 2015 yılının da pek farklı olmayacağı, hatta daha 
 
beter olacağının sinyalleri gelmeye başladı bile..
 
Oysa hep güzel, içimizi ısıtan, umutlu şeyler yazmak, söz etmek isterdik, ama kazın ayağı öyle değil..
 
“Nasıl olsun ki!” denildiğini duyar gibiyim.
 
Hele de burası Türkiye ise, hiç de kolay değil..
 
Neyse, lafı uzatmadan 2015 yılı ile ilgili değerlendirmelere kısaca göz atmaya çalışalım.. 
 
***
 
BİZDEN DUYMUŞ OLMAYIN DA, 2015 YILI ÇOK ‘ZOR’ GEÇECEKMİŞ!
 
İlk cümle olarak şunu söyleyebiliriz: Hükümetin lüks tutkusunun faturası vatandaşa çıkacak gibi.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 650 milyon dolara Ak Saray inşa eden ve 400 milyon 
 
dolarak uçak alan Maliye Bakanlığı, bunun acısını vatandaştan çıkaracak.
 
Memura kaşıkla zam öneren hükümet, zamları ise kepçeyle yapacak.
 
Hükümet 2014 yılında ekonominin yüzde 4 büyüyeceğini tahmin etmişti. Enflasyon hedefi de yüzde 
 
5’di.
 
Büyüme hedefi tutmadı, yani yüzde 3’de kalırken, enflasyon ise yüzde 9 olarak gerçekleşti.
 
Aslında kamu çalışanları, asıl kazığı Memur-Sen yüzünden yedi. Yani yetkili sendikanın yüzünden 
 
genel manada zam alamadı.
 
İşçi, memur ve emeklinin alım gücü ciddi anlamda düştü. Bu durum esnafı da olumsuz etkiledi.
 
***
 
Ekonomideki gelişmeleri değerlendiren uzmanlara göre; Yolsuzluk, yasakçılık, yoksullukta 2000’li 
 
yıllara dönülmüş.. 
 
Ekonomi büyümüyor, aslında büyütecek bir emare de yok. 
 
Türkiye’de kredi kartı ya da bireysel borçlarını ödeyemediği için yasal takibe alınanların sayısı 3 
 
milyon 700 bin’e ulaşmış!
 
Başka deyişle 10 kişiden biri bankaların borç takibi altında.
 
Kısacası Türkiye, “borç yiyen kesesinden yer’in canlı örneği haline geldi/getirildi.
 
***
 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın 2015 yılı bütçe kitapçığına göre nüfusun yüzde 39,8’i yoksul. 
 
Ve son iki yılda yoksul sayısı yaklaşık 6.9 milyon artmış.
 
Devlete sosyal yardım başvurusu yapanların kaydını tutan Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi 
 
Sistemi’ne göre 2012’de yardıma muhtaç olan 6 milyon 768 bin 126 hane ve 23 milyon 668 bin kişi 
 
kayıtlı idi.
 
Bu sayı 2014’te 8 milyon hane ve 30 milyon 500 bin kişiye ulaşmış olacak.
 
Bunun anlamı; Türkiye’de yaklaşık 30 milyon 500 bin kişi aylık brüt 378, net 270 liranın altında 
 
gelirle yaşıyor.
 
***
 
NAZIM Hikmet’in ‘Açlığın Gözbebekleri’ adlı şiiri şöyle başlar:
 
“Değil birkaç
 
Değil beş on
 
30 milyon
 
30 milyon
 
Açlar dizilmiş açlar!”
 
***
 
BİR  ‘TASARRUF’ MASALI ..
 
Daha önce de farklı paketler açıklayan Davutoğlu, geçtiğimiz hafta içersinde bir paket daha açıkladı. 
 
Tam da 17-25 Aralık Operasyonları’nın yıldönümünde açıklanan ve adına da ‘ tasarruf’ denilen 
 
paketten çıka çıka ‘belediyelerin plaketlerine’ kısıtlama çıktı..
 
***
 
Davutoğlu’nun açıklamalarından anlaşıldığına göre; kamuda ısrafı önlemenin yolu plaketten 
 
geçiyormuş.!
 
Yanlış duymadınız, çeşitli zamanlarda törenlerle kişilere takdim edilen ‘plaketlerden” geçiyormuş..
 
Yani belediye özellikle belediye başkanlarının vereceği plaketler kısıtlanarak, tasarruf edilecekmiş..
 
Ama bu pakette; 
 
Ne 1.4 milyarlık Ak Saray,
 
Ne 400 milyonluk uçak,
 
Ne 1.157 milyonluk araç,
 
Ne de Diyanet İşleri Başkanı’na alınan 1 milyonluk makam aracını görmek mümkün değil..
 
Ne dersiniz, Davutoğlu Başbakanımız tasarruftan söz ederken, aslında bizlere bir masal 
 
anlatıyor?
 
***
 
Bu arada TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ak Saray’ın çevresinde kullanılan 5 bin 500 
 
metrelik yüksek demir parmaklı duvar maliyetinin 20 milyon lira olduğunu açıkladı.
 
Ama bunları, o pakette görmüyor/göremiyoruz.
 
Neyse gelelim, asıl gündem konumuz, 17-25 Aralık’a..
 
‘17-25 ARALIK YOLSUZLUK SÖZLÜĞÜ’
 
Bilindiği gibi 17-25 Aralık Operasyonlarının yıldönümü nedeniyle gündem hayli hareketlendi. İktidar 
 
kanadı operasyonları kendine darbe ısrarını sürdürürken, Ana muhalefet partisi CHP ve MHP ise 
 
operasyonları gündemde tutmak için hafta süresince çeşitli eylemler gerçekleştirmektedir.
 
CHP, 17-25 Aralık’ı ‘Yolsuzlukla Mücadele Haftası’ olması için girişimde bulunurken, hafta 
 
süresince saat 17.25’de gerçekleştirdiği eylemlerle olayı gündemde tutmayı kararlaştırdı.
 
MHP de, haftanın ‘Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Haftası’ ilan edilmesi için TBMM’ye bir kanun 
 
teklifi verirken, bir de 56 farklı kelime ve deyimden oluşan bir sözlük hazırlayarak, farklı bir 
 
çalışmaya imza atmış oldu. 
 
İşte o sözlükten belli başlı birkaç örnek:
 
AKTROL: Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu maniple eden, Erdoğan gibi düşünmeyen, ona boğun 
 
eğmeyen herkese sosyal medyaya küfreden, iftira atan, karalayan trol hesaplar.
 
ALO BACIM: Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan’a ait olduğu iddia edilen ses kaydının 
 
yayımlanmasıyla fenomen haline gelmiş söz.
 
ALO FATİH: İktidarın medyaya uyguladığı baskının ve sansürün sembolü sesleniş.
 
BAĞIŞ:17-25 Aralık’ta rüşvete verilen isim.
 
BAKARA-MAKARA: Dönemin AB Bakanı tarafından bir gazeteciyle birlikte Kur’an ayetleriyle 
 
dalga geçmek için kullandığı terim.
 
BAŞÇALAN: Haramzadeler gibi twitter ve youtube üzerinden tape kayıtlarını yayınlayan hesap.
 
BİDE: Bide için devlet işlerinin bile önüne geçebilen kaçak villaların inşaatında sık sık duyulan 
 
lavabo, banyo, tuvalet tadilatında geçen kelime.
 
ÇALIYOR AMA ÇALIŞIYORLAR: AKP’li seçmenin iktidarı savunmak için öne sürdüğü argüman. 
 
AKP’nin ve Erdoğan’ın ustalık döneminin halkça yorumu.
 
FUAT AVNİ:17 Aralık operasyonunun ardından twitter’da ortaya çıkan, her şeyi bilen adam.
 
GÜNAH İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ:17-25 Aralık’ta ortaya çıkan rüşvet ve yolsuzlukları 
 
meşrulaştırmak adına geliştirilen yeni bir özgürlük anlayışı
 
HAVUZ MEDYASI: İktidara destek veren gazetelerin içinde olduğu medya grubunun adı.
 
HAVUZ: Sözlük anlamı ‘su doldurulan, genellikle üstü açık yer’ olarak bilinse de 17 Aralık sürecinde 
 
oluşturulan bir sistemin adı.
 
HAYIRSEVER İŞADAMI: AKP Hükümeti’nin bakanları kurulunun dörtte birini rüşvete boğan, 
 
dönemin başbakanı tarafından çok sevilen İranlı RezaZarrab’a verilen isim.
 
KAÇ İSMAİL KAÇ: Yolsuzluğu ortaya çıkaran polislerin sorgusu sırasında hâkimlerin odasına girip 
 
çıkan ve kim olduğu hala anlaşılamayan kişi.
 
KORKMA TİTRE: Fuat Avni’nin rüşvet ve yolsuzluğu yapan ve savunanlara kullandığı hitap.
 
KUPON ARAZİ: Dönemin başbakanı tarafından takip edilen ileride rant getirecek devlet arazilerinin 
 
adı.
 
ÖNÜNE YATMAK: Rüşvet ve yolsuzlukta korumaya alınan kişiye zarar gelmemesi için yapılan 
 
jimnastik hareketi.
 
SIFIRLAMAK: Dönemin başbakanı ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen konuşmada “evdeki mevcut 
 
‘yasadışı’ paraların ‘emlak’, ‘eşe dosta borç verme’ gibi yollarla ortadan kaldırılması’ anlamına gelen 
 
kavram.
 
TÜRGEV: AKP hükümetinden ihale almak için yandaş işadamlarının bağış yaptığı (STÖ) Sivil 
 
toplum kuruluşu.
 
***
 
BİR 17 ARALIK TWEETİ: ŞANLI 17 ARALIK
 
17ARALIK, aslında ‘Türkiye’nin Avrupa Birliği’nden müzakere tarihi almasının şanlı yıldönümü” 
 
imiş..
 
Ve bu gerçek, “yalan ve iftiralarla çarpıtılamaz”mış.
 
-Kim mi demiş?
 
-Eski AB Bakanı Egemen Bağış!
 
-O böyle demiş.
 
Sosyal medyada mesajlar yağmış. 
 
İşte onlardan sadece birisi..
 
“Yanlışlıkla başbakan olursam, sırf eğlencesine sizi bakan yapacağım. Sözüm söz..” (Özgür 
 
Mumcu)
 
***
 
BİR DÖRTLÜK:
 
“Bir de kuşlar var hâkim bey,
 
her şeyin başı onlar,
 
Onlar özgürlüğü koyuyor 
 
Baksanıza terörist, terörist
 
                                               (Ahmed Arif)
 
insanların kafasına.
 
              uçuyorlar”


Paylaş | | Yorum Yaz
1447 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

VE ‘KARA PROPAGANDA’ FİLMİ YENİDEN VİZYONA MI GİRİYOR? - 15/05/2015
‘Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu Birinciliği beyaza verdiler’
VE DANANIN KUYRUĞUNUN KOPMASINA 41 GÜN KALDI! - 28/04/2015
GÜNÜN SÖZÜ: KULAKLARA KÜPE!
SARI ÖKÜZ’Ü VERMEK YA DA VERMEMEK! - 21/04/2015
7 Haziran Genel Seçimleri için geri sayım başladı.
NE O.. AT İZİ, İT İZİNE Mİ KARIŞIYOR? - 05/04/2015
Türkiye hala, geçen hafta başında meydana gelen iki olayın şokunu atlatmış değil.
TÜNELİN ÇIKIŞINDAKİ IŞIĞI GÖREBİLMEK! - 01/03/2015
ZAMAN su gibi geçip gidiyor..
‘İDAM CEZASI’ VE YANGINA KÖRÜKLE GİTMEK! - 19/02/2015
Mersin’de 20 yaşındaki Özgecan Aslan’ın vahşi cinayete kurban gitmesi, hepimizi derinden yaraladı.
KOMŞUDA PİŞER BİZE DE DÜŞER Mİ! - 04/02/2015
Yunanistan Radikal Sol Koalisyonu’nun (SYRIZA) seçim zaferi, başta Avrupa olmak üzere tüm dünya solunda yeni bir umut ve yeni bir heyecan yarattı.
HER YENİ YIL BERABERİNDE YENİ UMUTLAR GETİRİR (Mİ)? - 30/12/2014
HANİ ESKİ YILI UĞURLARKEN, yenisine dair beklentileri yazmak adettendir ya, biz de öyle yapmaya çalışacağız.
DODURGA İLÇESİ’NDE NELER OLUYOR? - 02/12/2014
MADEN OCAKLARI ve bu ocaklarda meydana gelen kazalar; bu ülkenin kanayan yaralarından birisidir.
 Devamı