OSMANCIK GÜNDEM 
İnteraktif Haber Gazetesi

DHA TEMSİLCİLİĞİ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.04216.0663
Euro6.75016.7772
Mustafa ULUSOY
SON NOKTA
TOPLUMUN DÜŞÜNCE İŞÇİLERİNE SAYGI; İNSANI YÜCELTİR
27/03/2013
 
               Başkalarını sevmeme duygusu insanlığın varoluşundan bu yana var olan bir duygudur. Sevgisizliğin  kardeş Yusuf’u kör kuyuya atacak kadar insanı nefsinin esiri yaptığını görüyoruz.
 Kıskançlık bozulmuş  bir ruh halidir ki; İnsanı kendi işini düzgün yapmaktan alıkoyduğu gibi, başarısızlığını başkalarının olası başarısızlığına endeksleme halidir. 
 Kıskançlık nefreti ve nefret ise kin beslemeyi tetikler.
Bu durumda iman zarar görür ki kin besleyen ve insanlardan nefret edenler olayları analiz etme, okuma ve yorumlama duygusundan yoksun kalır.
            Aslına bakarsanız bu tip bir insana neden böyle sorusunu sorduğunuzda bile çok sağlıklı bir yanıt almanız mümkün olmayabilir.
            Bu durum insanın ruhunu öyle sarar ki  bir başka ifade ile insan ne yaptığının farkında bile olmayabilir.
            Çoğu zaman ben duygusu ön plana çıkar. Ben duygusu ön plana çıktığında da nefsi kontrol etmek mümkün olmaz.
            Bu yapıdaki insanlar kendisinin her zaman en iyi olduğunu düşünür ve o mantıkla hareket eder. Fikre, düşünceye ve girişime saygıları yoktur.
            Tahammülsüz tavırları ile içlerinde bulundukları ortamı gerdiklerinin farkında bile olmazlar.
            Neden böyle sorularına mantıklı yanıt veremeyenler sonuçta uzatılan bütün zeytin dallarını dahi göremez bir halde ilgilendirmeyen konusunda da toplumu rahatsız etmeye başlar.
            Bu ruh hali sonuçta kendisini başkalarından medet umma noktasına kadar taşır. Hal böyle olunca da belki farkında bile olmadan saldırganlaşma, şikayet etme, şikayet ettirme, serzenişte bulunma, kulis yapma, sorun ile alakası olmayan insanları kullanma, konumunu kullanma, yöneltme ve yönlendirme, etkileme, dedikodu yapma, yıldırma ve yıpratma faaliyetleri başlar.
            Bu ruh halindeki  insanlar hiç hata yapmadığını, kendisinin çok doğru ve başkalarının yanlış yolda olduğunu vurgulamaya ve o kapı bu kapı ve o masa bu toplantı  anlatmaya çalışır.
             Ortamı önce bir kontrol eder ve açık kapı bulabilirse başlar ders vermeye. Masaya hakim liderlerin dalgınlıklarından istifade eder ve fırsat kollayıp huzur bozma taktiği uygular, hedef gösterir.
            Alternatif fikre saygı yoktur. Çünkü onların felsefesine göre Allah onları beyaz yaratmıştır ki; kendilerini bu toplumun üzerinde görür ve sözüm ona toplum onlara çok şey borçludur.
            İnsanların birbirlerine düşmanlık edebilmek için bile, incelikli, derin bir düşünüş izi taşıyan, bir taraftan da vicdan denilen metafizik koruyucuyla beslenmiş güçlü duygulara ihtiyacı vardır. 
               İçinde zarif bir merhametin eksik olduğu öfkesini kontrol edemez. Hülasası fırsatını bulduğunda kamuoyunda bütün gücünü kullanır.
               Haliyle kendini yenilemek yerine eksikliklerini  ört bas edebilecek sudan sebepler üretebilen yapısının içerisine fikri karşıtlıklarını da harmanlar ve bu durumu insanlara bir bardak su da fırtına varmışçasına sunmaya çalışır. 
               Dolayısıyla içinde derin akıl ve kıvrak zeka bulunduramayan karşıtlıkların önü alınamaz.
            Sonuçta aslolan benim, benden başkası geçer akçe değildir hissi ile yaşamak günden güne kendi kendini eritip bitirmektir. 
            Şu bir gerçektir ki; farklı düşünen insanların fikirlerine saygı duyulması insan olmanın gereğidir. 
            Yaşanabilir bir hayat, iyi bir gelecek sahibi olmak için geliştirilen düşüncelerde farklılıklar oluştuğunda, aklın ve  mantığın köklü izlerinin kazınmış olması gerekir.
            Sosyolojik açıdan gelişmiş insanlar farklı fikir ve düşüncelere saygı duyan ve tahammül eden insanlardır.
            Neticede toplumda fikir işçilerine saygı insanı doğal olarak yüceltecektir.
            İşte gerçek samimiyet burada başlar.
 


Paylaş | | Yorum Yaz
1937 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

GAZETECİ DEMEK ÖNCE CESUR BİR YÜREK, ADİL BİR KALEM DEMEK..! - 11/01/2019
Cesaretlerini ve adaletlerini kalemlerinin ucuna,
SUSMAYI ÖĞRENDİM… - 18/07/2017
Babam akşamları eve yorgun dönerdi.
GAZETECİ DEMEK ÖNCE CESUR BİR YÜREK, ADİL BİR KALEM DEMEK..! - 11/01/2017
Cesaretlerini ve adaletlerini kalemlerinin ucuna,
Olduğun Gibi Görün Yada Göründüğün Gibi Ol... - 14/12/2016
“Olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.” (Mevlana Celaleddin Rumi Hazretleri.)
MİRAÇ KANDİLİ - 03/05/2016
Allah’ın emriyle Peygamber Efendimiz (sas)’in rûhen ve bedenen, Burak (1) isimli semavî bir binite binerek Cebrail ile birlikte Mekke’deki Mescid–i Haram’dan Kudüs’teki Mescid–i Aksa’ya (Beytü’l–Makdis) kadar yapmış olduğu gece yolculuğuna –ki buna İ
REGAİB KANDİLİ - 07/04/2016
Dinimizde her Cuma günü Perşembe gecesinden başlayarak çok önemli bir gündür.
Hoşgeldin Ey 11 Ayın Sultanı Ramazan - 17/06/2015
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Berat Kandili - 29/05/2015
Berat Kandili; Ramazanın müjdecisi…Şaban ayının yarısı gecesi…
Kutlu Doğum Haftası - 29/04/2015
14-20 Nisan 2015 tarihleri arasında kutlu doğum haftası kutlanmaktadır.
 Devamı