OSMANCIK GÜNDEM
Hızlı, doğru ve tarafsız haber

DHA TEMSİLCİLİĞİ
Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.71875.7416
Euro6.29946.3247

Tülay HERGÜNLÜ

Tülay HERGÜNLÜ
PRİZMA
Kur’an yine göklere çekildi
01/06/2019

 

Yıllarca Kur'an'ı, anlamını bilmeden ve Arapça olarak yüzeyden okumaya zorlandık. Darda kaldığımızda, bir dileğimiz olduğunda ya da bir yakınımız öldüğünde ezberlediğimiz duaları mırıldanır, kendimizi iyi hissederdik. Hatta bendeniz, dualarımın arasına ilkokula giderken öğrendiğim Tebbet Suresini’ de almıştım, naçizane… Ne büyük bir cahillik…

 

Yıllar sonra aklım başıma geldiğinde ve surenin anlamını ilk kez okuduğumda küçük bir şok geçirdim. Şöyle başlıyordu dua: “Ebû Leheb'in elleri kurusun. Zaten kurudu.” İyi de Ebu Leheb’in ellerinin kurumasının bana ve geçmişlerime ne faydası olabilirdi ki! Zaten, Kur’an’ın bizzat kendisinden “Bu kitabın ölülere değil, dirilere indiğini”,  mezarlık kitabı olmadığını da öğrendikten sonra... Neyse ki Tebbet Suresi’nin, olaylardan/kıssalardan ders almam gereken surelerden biri olduğunu öğrendikten sonra düşüncelerim tamamen değişti de, Kur’an ayetlerini anlamını bilmeden, papağan gibi tekrarlamaktan kurtuldum.

 

Şimdi bir düşünelim; Türkiye'de kaç Müslüman benim geçmişte düştüğüm hataya düşerek anlamını bilmediği duaları kendisi ya da geçmişleri için okuyor? Binlerce hatta milyonlarca diyebilir miyiz? Peki, bu şekilde okunan Kur’an’ın Müslüman dünyaya ve de insanlığa bir faydası dokunur mu? İçinizden bazılarının “Güzel diyorsun da Araplar, okuduklarını anlıyor ama onların da durumu ortada” dediğini duyar gibiyim. Evet, Arapların durumu daha da feci… Onlar kendi dillerinden okumalarına rağmen Kur’an’ın ne demek istediğini anlamıyorlar çünkü anlamak istemiyorlar. Anlasalardı, dünyanın jandarması ABD değil, petrol zengini Araplar olurdu. Ay’a ilk uzay aracını da Araplar gönderirdi… 

 

Müslüman Türk dünyasına gelecek olursak; Osmanlı’ya hiç girmeyeceğim, Cumhuriyet döneminden başlayacağım. Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Kur’an’ı Türkçe’ye tercüme ettirerek büyük bir devrim gerçekleştirmiştir. Ancak “şer odakları” hemen harekete geçerek, Türk halkının kendi kitabını kendi dilinden öğrenmesinin yollarını birer birer kapatmışlardır. Bunun için de bazı siyasileri kullanmışlardır. Onlarda koltuk uğruna ve oy devşirmek adına yapılanlara göz yummuşlardır. Kur’an’ın Türkçe okunmasının önüne geçebilmek için günümüzde de gayretler devam etmektedir.

 

Kur’an’ı anlamak için kendi dilimizden okumamız gerek dedik ama gelin görün ki çevirilerin hiçbirisi birbirini tutmuyor. Birinin “ak” dediğine bir diğeri “kara”, diğeri “gri” diyor. Onlarca tercüme-meal okusak da bazı ayetlerdeki soru işaretleri giderilemiyor.  Özellikle de kadınlar, miras ve şahitlik konusunda din âlimlerinde birliktelik oluşmuyor. Mesela, kadınların başörtüleri, hırsızın elinin kesilmesi gibi konularda tam bir uzlaşı bulunmuyor. Bunun gibi çok sayıda üzerinde uzlaşılamamış ayet var. Oysaki Yüce Allah, kitabında “Doğru bilgiye ulaşılsın diye Kur’an’ı kolaylaştırdık. O bilgiye ulaşan var mı?”diyor. Başka ayetlerde de Kur’an kendisini “Apaçık bir kitap” olarak tarif ediyor. Kur’an apaçık ve kolaylaştırılmış bir kitap ise ki Rabbimiz öyle söylüyor, İslam âlimleri olduğunu iddia edenler neden o’nu anlaşılmaz kılmaya çalışıyorlar? 30-40 yıl Kur’an ile iç içe yaşamış, bu uğurda saçlarını ağartmış günümüz âlimlerinin büyük çoğunluğu dahi kendi düşüncelerinin doğru olduğunu iddia ediyor. Kimisi de “Doğrusunu Allah bilir” diyerek topu Allah’a atıyor. İhtilaflı konularda bir araya gelip fikir birliğine varabilmek için şöyle uluslararası bir komisyon kurulsa ve ülkelerin din âlimleri bir araya gelip çalışsa; ama ne gezer. Ortalıkta “Benceci” İslam âlimlerinden geçilmiyor.

 

Bizim halkımızda bir alışkanlık vardır bilirsiniz; sıkıştığı yerde “bir hocaya danışalım, o bilir” der. En yakın cami hocasına gider ya da ekranlarda kütük ağlatan, anlattıkları hikâyelerle milyon dolarları cebine atan, sakallı, cübbeli asr’-ı saadet taklitçilerine sorar ve cevabını alır. Alır almasına da “bu hoca doğru mu söyledi?” diye hiç düşünmez. Konuyu Kur’an’a arz etmek zaten huyu değildir. Aklını kullanmaya ise hiç gerek duymaz, zira başkaları nasılsa o’nun yerine düşünmektedir.

 

Kur’an, “ Allah, aklını işletmeyenlerin üzerine pislik yağdırır” demektedir. Ama kaçımız bu uyarıdan haberdarız? Öyle ya hoca bu, yanlış cevap verir mi?

 

Bir tarafta Kur’an’ı doğru anlamak üzerine verilen çabalar, diğer tarafta da yığınlara “siz bu Kur’an’ı anlamazsınız. O’nu ancak, hocalar, şeyhler, şıhlar, dervişler v.s. anlar”  ya da “Kur’an Türkçe okunursa Kur’an olmaz, Arapça bilmeseniz de en azından Kur’an okumayı öğrenip hatim indirin, sevap kazanın; namazı da Kur’an ayetlerini ezberleyip öyle kılın” dayatmaları…

 

Derinlik yok, yüzeysellik var… Bu daha da vahim bir durum... Çünkü Kur’an cahilini, “cennetin anahtarını” vermekle, filanca partiye oy verirse, “Allah’ın onu mahşerde hesaba çekmeyeceği” vaadinde bulunarak kandırmak ve istenen yöne çekmek/ yönetmek kolaydır. Bugün hem Türkiye’de hem de diğer coğrafyalardaki İslam ülkelerinde uygulama tam da böyledir. Aksi olsaydı İslam âlemi bugün dünyadaki sefalet ve cehalet haritasının tam ortasında yer alır mıydı? 

 

Yeni bir “Kur’an’a dönüş hareketi” gerekiyor… Başka yol yok! Ramazan ayı bunun için bulunmaz bir fırsattır diye düşünsek de bu Ramazan’da da Kur’an ne yazık ki yine göklere çekildi. İnmedi bize…

 

Gelin ekranlarda hikâye olarak anlatılan ya da yüzlerce yıl önce yazılmış hurafe kitaplarındaki sahte İslam’ı değil Kur’an’daki İslam’ı öğrenmek için çaba sarf edelim. Kadir Gecesi bu başlangıç için en uygun gecedir. İşe güvenilir bir Kur’an tercümesini elimize alarak ve her kelimesi üzerinde düşünerek okumaya başlayalım.

 

Bu vesileyle Kur’an ile dolu bir Kadir gecesi ve günler diliyorum. Ülkemizin ve İslam âleminin Kadir gecesi bir kurtuluş ve müjde gecesi olsun.

 

Tülay Hergünlü

İstanbul, 31 Mayıs 2019



453 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Türk Hava Kurumu (THK) - 04/09/2019
Yaz aylarında meydana gelen orman yangınları ile biraz daha nefessiz kalan Türkiye’de bu yıl her zamankinden fazla orman yangını meydana geldi.
Tarihi buluşmadan aklımda kalanlar - 18/06/2019
Türk ekranları 17 yıl sonra bir demokrasi şenliğine ev sahipliği yaptı.
Anadolu’da özgürlük meşalesi 100 yıldır yanıyor - 19/05/2019
AKP'li Bursa Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 100. yıl kutlama afişlerine Atatürk’ü koymamış.
İstanbul, İstanbul - 29/04/2019
Dünyanın en büyük anakentlerinden birisidir İstanbul.
İstanbul kazandı, Türkiye kazandı - 18/04/2019
31 Mart yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı (AKP-MHP) başta Ankara ve İstanbul olmak üzere elindeki büyük şehirlerin belediye başkanlıklarını kaybetti.
Çanakkale gerçeği - 16/03/2019
“1915 yılına gelindiğinde Türk askeri pek çok cephede savaşmaktadır.
Tanzim - 11/03/2019
İstanbul’da Çok “M” lerle dolu market domates, biber, salatalık, patlıcan, patates ve soğan’da, tanzim uygulamasına gitmiş.
"NEFRET SÖYLEMLERİ BIRAKILMALI" - 27/02/2019
Seçim nedeniyle artık dini mekânlar da siyasete alet edilir oldu
Borçlanmanın dayanılmaz hafifliği - 09/01/2019
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı;
 Devamı